Tavlada Pul Toplama

Tavlada pul toplama, oyun sonunda devreye giren bir özellik. Bildiğiniz üzere, tavla oyunu tüm pulları kendi evinizde toplamanız ile sona eriyor. Bundan sonrası bir yarış: Kim kendi pullarını daha önce tavla dışına taşırsa, o kazanıyor. Tavlanın diğer kısımları gibi pul toplama kısmında da taktik ve strateji kullanmanız gerekiyor. Zira pulları belirli bir taktiğe göre toplamak, çoğunlukla kazanma ile kaybetme arasındaki o ince çizgiyi geçmenizi sağlıyor. Tavla türü fark etmiyor: İster bedava tavla oyna ister online tavla oyunu oyna, pul toplama taktikleri de en az diğerleri kadar önem taşıyor.

Bu noktadaki ilk kuralımız, eviniz içinde açık bırakmamak. Bilindiği üzere, açık kalmış bir haneye denk gelen zar atarsanız, o zarı boş geçmek (diğer bir deyişle içeriden oynamak) zorunda kalıyorsunuz. Bu nedenle mümkün olan son ana kadar tüm hanelerinizde en az bir pul bırakmaya çalışın. Çoğu oyuncu, altı kapısından başlayarak hanelerini boşaltmaya çalışacaktır. Matematik analizleri gösteriyor ki, bu yanlış bir taktik. Bu şekilde oynarsanız, eninde sonunda içeriden oynamak zorunda kalacağınız bir hane çıkıyor. En uygun yöntem, her hanede bir pul bırakacak şekilde toplamak. Böylelikle, attığınız her zarda dışarıya muhakkak en az iki tane alıyorsunuz. Örnek verelim: Üç kapınızda iki, iki kapınızda da dört pul var. 3 – 1 attınız. Üç hanesini boşaltmayın, her iki haneden de birer adet pul alın.

Peki, açık vermek zorundaysak ne olacak? Her oyun mükemmel şekilde devam etmiyor. Eğer eviniz içinde bir açık vermek zorundaysanız, duruma göre hareket etmelisiniz. Eğer vurulma riskiniz yoksa, elbette altı kapısından başlayarak açık vermek en mantıklısı. Böylece, bir sonraki zarda altı gelse bile beş kapısından almaya devam edebiliyorsunuz. Ancak eğer rakibinizin eviniz içinde pulu varsa… Bu takdirde açığı nereden vermek gerekiyor? Yine altı hanesinden mi yoksa daha içeriden mi? Şaşıracaksınız ama, bu durumda da açığı altı hanesinden vermek en doğrusu. Analizler bize gösteriyor ki, 1 kapısında rakip pulları varken açığı altı kapısından vermek, %34 olasılıkla vurulacağınız anlamına geliyor. Başka herhangi bir kapıdan açık verirseniz, bu oran %28’e düşüyor. Yine de, altı kapısından açık verme riskine girmek daha mantıklı. Zira bir sonraki hamleniz (eğer vurulmadıysanız) açık bırakmamanızı sağlıyor. Başka bir kapıdan açık verirseniz, bir sonraki hamlede başka bir kapıdan daha açık verme olasılığınızı %44’e yükseltiyor. Yani açığı altı kapısından değil başka bir yerden verirseniz, zarı bir sonraki atışınızda en az iki açığınız birden oluyor.

Toplama sırasında rakibin zarını kırma hususundan bahsetmezsek olmaz. Bu risk alınmalı mı? Zaten kazanmak üzeresiniz, rakibin pulunu kırarak ekstra bir risk almanız ne kadar doğru? Yine analizler gösteriyor ki, siz rakibinizi kırmazsanız, bir açık verdiğinizde onun sizi kırma olasılığı çok yüksek. Bu nedenle evet, fırsatını bulursanız rakibin açıktaki pulunu kırmanız gerekiyor. Özellikle de üçten daha az sayıda boş haneniz varsa. Rakamlar verelim: Rakibinizin iki boş haneden birine girme olasılığı %56. Tek bir haneye girme olasılığı ise %31. Üçten daha fazla açık kapınız varsa uğraşmanıza gerek yok açıkçası, zira olasılık o zaman %97’e çıkıyor. Yani rakibinizi engellemiş olmuyorsunuz.

Ve gelelim “son iki pul” efsanesine… O son iki pulu almak üzereydiniz ama rakibiniz çift attı! Öncelikle tebrik ediyoruz, zira böyle bir durumun gerçekleşme olasılığı matematiksel olarak kafanıza göktaşı çarpması ile aşağı yukarı aynı. Tek atışla son iki pulu toplama olasılığınız sadece %36. Bu olasılık, pullar 1 ve 2 numaralı kapılarda ise elbette %100 oluyor. Ancak bunun dışındaki olasılıklar için, şansınıza gerçekten de güvenmeniz gerekiyor.